Allah'ın (azze vecelle) rızasını kazanmak için önceliğimiz yüce Kur'ân-ı Kerîm'i doğru ve yanlışsız öğrenmek şarttır. İman'dan sonra ilk işimiz, Kur'ân-ı Kerîm'i doğru ve hatasız öğrenmektir.

Namaz farz kılındı. Fakat kıraat yoksa nasıl namaz kabul olacak. Manayı bozduğumuzu düşünelim nasıl bu namaz sahih olabilir. Demek ki, Kur'ân-ı Kerîm'i doğru ve hatasız öğrenmekte fazdır. Özellikle doğru ve hatasız okuyarak bu mümkündür.

Hatalız Mahreçli, Tecvidli okumamız gerekir. Tecvidli okumak şart değil diyen de olabilir. Fakat bu görüş doğru değildir. Teşbihte hata olmaz; İnsan iş yerinde çalışırken patronuna sevimli ve başarılı görülmek için bin takla atıp daha güzelini yapayım patronun gözüne gireyim ki, maaşımı daha fazla versin hem de ömür boyu burada kalıp bu iş yerinde emekli olana kadar çalışayım yerimi garanti altına alayım diye nasıl çaba sarf ediyorsa, işte Allah Teâla’da tecvidi öğrenirsek bizi daha çok sever rızasını kazanmış oluruz.
Bu dünyanında sahibi Allah Teâla’dır. Ahiretin de sahibi de Allah Teâladır. Bizler kul olarak Allah Teâla’nın bütün emir ve yasaklarını yapmak ile mükellefiz. Ve Rasûlüllah (s.a.v) Efendimizin söylediği sözler, konuştuğu kelamlar, bize şer’i meselelerde neler yapacağımızı anlatmış ve İslamı nasıl yaşamamız gerektiğini bize öğretmiştir. Rabbim bütün ümmeti muhammedi Kur’an ve Sünnet yolundan ayırmasın.

Kimse şöyle düşünmesin Allah (c.c) merhamet sahibi bizi bu şekil de kabul eder. Eksiğimiz olsa da gibi düşünce doğru değildir. Allah (c.c) ''Siz bildiklerinizle amel edin ben size bilmediğinizi öğretirim'' derken burada azim şartlığı esastır. Gayret etme şartlığı ile ancak rabbim bizim hata ve noksanlığımızı kabul eder. Tabi ki bir insan samimi bir şekilde tövbe etse rabbim bütün hata yanlış günah neyi var ise anadan doğma af ettiğini de buyurmuştur.

(Bakın tövbe ederken bile burada azim var. Gayret var nedamet var. Yarabbi ben hatalarımı anladım. Yanlışlarımı anladım. Eksiklerimi de anladım sana yöneliyorum benim günahlarımı af et ve bende eksiklerimi tamamlayacağım. Sana daha layık bir kul olacağım. Seni zikretmek için bundan sonra dilim ile daha samimi olarak hem kalbim ile hem dilim ile seni her zaman zikredeceğim diyerek tövbe ediyoruz.)
Teşbihte hata olmaz. Nasıl ki bir kişinin yanında çalışırken eksik ve yarım çalıştığımızda maaş günü gelince hesabınızda eksiklik oluyorsa, aynı bunun gibi Allah Teâlâ katında bu da bunun gibidir.

Allah Teâla’da 6666 tane ayetinde sadece ''Merhameti bol olan rab'' demiyor kendisi için, Kur'ân-ı Kerîm'de namaz kılın diye bir ayet yoktur! Bununda idrakinde olalım. Bu namaz kılın ayetleri "VE EKİMUSSALETE" gibi ayette namazı dost doğru kılın ayetidir. Sizleri bilinçlendirmek için bu şekilde hitap ediyorum. Yani namazı dost doğru kılın emri vardır. Dolayısı ile namazı kılmamız için kıraat ve sûreleri mahreçleri doğru okumamız farzdır.

Günümüzde maalesef özellikle çocuk yaşlarda camilerde, yaz kurslarında veya başka eğitim yerlerinde öğrencileri dûa ve sûreleri Türkçe'den veya Arapçadan öğretirken maalesef ekserisi hocalarımız, mahreçlere dikkat edilmeden öğretiyor. Sonra yaz kursu bitiyor. Çocuklar okula başlayınca da aradan bir yıl geçiyor çocuk tekrar seneye yaz kursuna başlıyor. Hem yaz kurslarında Tecvidsiz ve Mahreçlere dikkat edilmeden bir ay veya bir buçuk ay yaz kurslarında çok verimli maalesef olunamıyor. Yine aynı uygulamalar yine aynı hatalar yanlışlar, yıllarca böyle devam ediyor. Okul kariyer peşinde koşacağım diye de zaten çocuklarımız maalesef Kur'an'dan uzaklaşıyorlar. Sonra yıllar geçiyor bi Kur'ân-ı Kerîm'e bakayım diyor hiçbir şey kalmamış sonra kendisine hoca tutup öğrenmek istiyor fakat yanlış öğrenmeden sebep dersin yüzde sekseni eski yıllarda öğrendiği yanlış öğretimi düzeltmekle geçiyor. Çünkü yanlış öğretim de hatalar ve yanlış öğrenimler kişinin ağzında kalıplaşmış oluyor.

Okullarda ve Kolejlerde de durum aynı ekseri olarak bu hatalara dikkat edilmeden öğretiliyor. Bu oran ekseri olaraktır. Tabi ki doğru hatasız Tecvidli okutan önem veren okullarımız, kolejlerimiz de hocalarımız da vardır. Allah onlardan razı ve hoşnut olsun.

DOĞRU OKUMA ŞEKLİNE ÖRNEK

''Süphâneke alahûmme'' yani sü yerine sû olarak okumalıyız. Yani ü harfi ile söylemek yanlıştır yumuşatarak ü u arası bir sesle sû şeklinde okutmak öğretmek lazım.

Sûp derken de p harfi yerine bolunun b siyle okutmak ve oradaki kalkale yaparak titrettirerek depremleştirerek sûb şeklinde okutmak öğretmek lazım.

''Sûbhaneke allahûmme'' derkende sûbhanekellahûmme şeklinde yani kellâhûmme şeklinde okumalıyız. Yani allahûmme değilde kellahûmme şeklinde okumak öğretmek lazım.

Veya "rabbenâ âtina duasında ahireti derken burası "ahîrati" yani hî harfini hırıldatarak ha diyeceğiz. Re harfini de ra olarak okumamız gerekiyor. Bunlara veya bunun gibi diğer mahreç harflerini doğru düzgün hatasız okutmak gerekir.

Doğru okutan hocalarımız da vardır. Gecesini gündüzü ile hizmet eden hocalarımızda vardır. Allah onlardan razı ve hoşnut olsun.

Lakın ekseriye olan hatalı okutanları biz uyarmak istiyoruz. Allah inşallah doğru, Tecvidli, mahreçli Kur'ân-ı Kerim’i, dûa ve sûreleri okutan hocalarımızın sayısını artırsın inşallah. (Amin)

(Adem Kablan)
23/06/2020 

Detaylı Bilgi İçin


HEMEN
ŞİMDİ